Ana Sayfa BİLGİ TENERIFE FACİASI: 583 KİŞİ, TEK BİR KAZA!

TENERIFE FACİASI: 583 KİŞİ, TEK BİR KAZA!

Yazan Umut Mert Arıkan
1375 Görünümler

Tenerife faciası herhangi bir uçak kazasıyla aynı kefeye koyulamaz. İki uçağın karıştığı, 583 kişinin hayatını kaybettiği ve 61 kişinin yaralandığı bu acı olayın üzerinden neredeyse 44 yıl geçmesine rağmen hala akıllarda yerini korumakta. Takvimler 27 Mart 1977’yi gösterdiğinde, İspanya’nın Tenerife Adasında bulunan Los Rodeos Havalimanı’nda hiç akıllara gelmeyecek inanılmaz bir olay yaşandı. İki dev Boeing 747 aslında hiç de inmemeleri gereken bir havalimanına inmek zorunda kaldılar. Sonuç felaketti, bu iki devasa uçak feci bir şekilde çarpıştı!

Uçaklar Neden Buraya İniş Yaptı?

Kanarya Adaları, Dünya üzerindeki en popüler tatil noktaları içinde bulundurur. Yıl boyunca güzel havaya sahip olan bu adalara Mart ayında bile birçok insanın tatil yapmak için gelmesine şaşırmamalı.

Los Angeles ve Amsterdam’dan kalkan bu uçakların asıl varış noktaları Tenerife Adası değildi. Aslında iki uçak da Tenerife Adasının hemen sağ tarafında bulunan Gran Canaria Adası’na iniş yapmak için yola çıkmışlardı. Amerika’nın o zamanki popüler havayolu şirketi Pan-Am ve Hollanda’nın bayrak taşıyıcı şirketi KLM’e ait dev 747’ler ve Gran Canaria adasına iniş yapacak tüm uçaklar Tenerife’de bulundan Los Rodeos havalimanına yönlendirildiler. Tenerife Faciası adım adım geliyordu.

Kazaya karışan KLM Havayolları Uçağı
Kazaya Karışan Pan Am Uçağı

Uçakların Las Palmas’daki Gran Canaria’ya inememesinin sebebi, Gran Canaria Havalimanında (LPL) bir terör saldırısının gerçekleşmesiydi. Bu saldırıdan sonra havalimanı hemen kapatılmıştı ve tüm uçuşlar Tenerife Adasına yönlendiriliyordu. Tenerife Adasında bulunan Los Rodeos Havalimanı ise böyle bir trafiğe hiç alışkın değildi. Küçük, tek pisti olan, genellikle adalar arası kısa uçuşların yapıldığı bir havalimanıydı. Günlerden Pazar olmasından dolayı kulede yalnızca 2 tane hava trafik kontrolörü bulunuyordu.

Tenerife Adası, Los Rodeos Havalimanı

Kaza Nasıl Gerçekleşti?

Olayın başrolü olan iki uçak da Tenerife Adasına sorunsuz bir şekilde inmişti. İlk başlarda hava güzel, görüş açıktı ancak daha sonra bekleyiş sırasında adada bulunan bir aktif yanardağdan çıkan dumanlar yüzünden pisti yavaş yavaş sis basmaya başlamıştı. Daha önce hiç böyle bir yoğunlukla karşılaşmamış Los Rodeos Havalimanı yetkilileri artık uçaklar için apronda yer bile bulamıyordu. Yer radarının da olmaması, çok büyük bir dezavantajdı. Çoğu uçak taksi yollarında beklemeye alınmıştı. Uçaklar ‘’Gran Canaria Havalimanı güvenlidir’’ bilgisi gelene kadar burada bekleyecekti.

Gergin Bekleyiş

Bu süreçte Pan-Am kaptanı, zaten küçük olan terminali boğmamak için 380 yolcunun tümünü ve 13 mürettebatın dışarı çıkmasına izin vermedi, sadece hava almak için kapıların açılmasına müsaade etti.

Tüm bunlar yaşanırken KLM pilotu Jacob Van Zanten yolcuların uçaktan inip terminalde dolaşmasına izin vermişti. Ayrıca Jacob Van Zanten KLM Havayolları’nın en ünlü, en tecrübeli pilotuydu. Birçok insan tarafından tanınırdı. O kadar popülerdi ki KLM reklam yüzü olarak Jacob Van Zanten’i kullanmıştı.

Jacob Van Zanten

Van Zanten tam 11.700 saatlik uçuş deneyimine sahipti. Pilotluk görevine ek olarak Boeing 747’nin baş eğitmeniydi.

KLM o tarihlerde pilotların uçuş saatini aşmaması konusunda çok katıydı. Kaptan Van Zanten ise uçuş saati dolmaması için bir an önce kalkış gerçekleştirip Gran Canaria’ya varmak istiyordu. Uçuş süresi dolması durumunda uçuş bir sonraki güne sarkacaktı, yolcuların konaklama masraflarını da KLM karşılamak zorunda kalacaktı. Sicilinde böyle bir olay istemeyen Van Zanten, çok aceleci davranıyordu. Bekleme anında belki de Tenerife Faciasının en büyük sebebi olan kararlardan birini almıştı.

Vakit kazanmak isteyen Van Zanten, uçağa Gran Canaria’dan sonra Amsterdam’a dönmeye yetecek kadar yakıt almaya karar verdi ve yakıt tankerini çağırdı.

Yakıt dolumu yapılırken Gran Canaria’dan izin gelmişti, Pan-Am uçağı kalkmaya hazırdı ancak önünde yakıt alan KLM uçağından dolayı ilerleyemiyordu, onları beklemek zorundaydı.

Bu resimde önde yakıt alan KLM uçağını, arkada ise onu bekleyen Pan-Am uçağını görüyorsunuz. Tenerife Faciasının en dikkat çeken karelerinden birisi;

Kalkışa Geçiyoruz!

Yakıt ikmali yapan KLM, artık çok daha ağırdı ve pistin daha fazlasını kullanması gerekecekti. Sis iyice bastırıyordu, kaptan daha da sabırsızlanıyordu.

Yakıt alım işlemi bitmişti, kalkışa geçilecekti. Öndeki uçak KLM uçağı olduğu için ilk hareket eden onlar oldu. Kuleyle irtibata geçen pilotlar, pist başına gidip 180 derece dönüp kalkış için izin bekleme talimatını aldılar. Sisin bastırması hava trafik kontrolörlerinin pisti görmesini engelliyordu, ayrıca yer radarı da yoktu.

Pist başına gidip dönüşünü tamamlayan kaptan Van Zanten kalkış için sabırsızlanıyordu. Bu sırada Pan-Am uçağına da piste girip, 3 numaralı taksi yolundan çıkış yapılması söylenmişti.

Sisli havada görüş mesafesi 300 metrenin altına kadar düşmüştü. Çıkışları sayarak ilerlemeye karar veren Pan-Am kaptan pilotu doğru yeri bulmaya çalıştı. Ancak 3. çıkış bir Boeing 747’nin dönemeyeceği kadar dardı. Uçak 90 dereceden fazla bir açıyla dönüş yapmak zorundaydı ve bu mümkün değildi. Bir sonraki çıkışa doğru ilerlemeye çalışan Pan-Am ekibi, pistte yol almaya devam etti.

Kule İle Pilotlar Arasında Anlaşmazlık Mı Yaşandı?

Tenerife Faciasının en çok tartışılan konularından biri de bu oldu. KLM uçağı pist başında kalkış için izin almaya çalışıyordu.

Tüm bunlar gerçekleşirken tek hat üzerinden iki uçakla da konuşulması işleri karıştırıyordu. Sesler birbirine karışıyordu.

Daha fazla beklemek istemeyen KLM’nin kaptan pilotu Van Zanten onca karışıklığın içinde uçağa tam gaz verip kalkışa geçmişti.

Yarımcı pilot kaptan pilota ‘’ henüz kalkış izni almadık ‘’ ifadesini kullandı, bunun farkında olan Van Zanten şöyle karşılık verdi;

‘’ Biliyorum, al hemen! ‘’

Yarımcı pilot Klaas Meurs hemen kuleyle irtibata geçti ve kalkışta olduklarını, kalktıktan sonra çıkacakları irtifa, izleyecekleri rota gibi bilgileri verdi.

Kuleden gelen cevap şuydu:

‘’ Okay , stand by for take-off, I will call you‘’ (Tamam, kalkış için hazır olun, size haber vereceğim). Yani kule, cızırtılardan dolayı, KLM uçağının kalkış için beklediğini düşünmüştü.

KLM ekibi hatlardaki sorun yüzünden sadece ” Okay ” kısmını duyabilmişti.

Ancak havacılıkta ‘’ Okay ‘’ ifadesiyle bir cevaba başlanması alışılmış bir durum değildi. Hava trafik kontrolörleri o sırada KLM uçağının kalkışta olduğunu anlamamıştı, ‘’ take off ‘’ ifadesini duymuşlardı ancak bunu kalkmadan önce verilen bilgilerin içinde geçen bir sözcük sanmışlardı. Çünkü konuşmaların arasına Pan-Am uçağının konuşmaları da giriyordu. Kuleden ‘’ okay ‘’ ifadesini duyan KLM kalkışa devam etti.

KLM kalkışa devam ederken, Pan-Am uçağı hala pistteydi ve 4. çıkışa doğru ilerliyordu. ‘’ Okay ‘’ ifadesi duyulduktan sonra telsiz Pan-Am uçağı tarafından işgal edilmişti ve yalnızca tiz bir ses geliyordu. Tenerife Faciası yaşanmak üzereydi!

Pan-Am uçağı KLM’nin kalkışta olduğu sırada kuleye hala pistte takside olduklarını belirtiyordu ancak bu KLM uçağının kokpitinde cızırtı olarak duyuluyordu. Sis nedeniyle birbirini göremeyen uçaklar her şeyden habersizdi.

Bir Kişi Dışında Olayı Kimse Öngörememişti!

KLM uçağının kokpitinde 3. kişi olarak bulunan uçuş mühendisi, bu cızırtılardan Pan-Am uçağının hala pistte olabileceği sonucuna vardı. Bunu kaptan pilot Van Zanten’e belirtti ancak o daha önce uçuş iznini aldığını zannettiğinden bunu dikkate almadı. Van Zanten’in saygınlığından ötürü de uçuş mühendisi başka bir şey söylemedi.

Kaza Anı!

Pan-Am ekibi pistten çıkmaya hazırlanırken aniden sisin içinden üzerlerine tam gaz gelen KLM uçağını gördü. Uçağı görür görmez uçağın motorlarına tam gaz verip çimlik alana kaçmaya çalışmışlardı.

Aynı anda Van Zanten de karşılarında duran dev 747’yi görünce tam güçle kalkışa geçti. Ancak beklemedeyken aldığı tonlarca yakıt, uçağın kalkmasını yavaşlatıyordu. Uçak burnunu o kadar havaya kaldırmıştı ki kuyruk kısmı piste sürttü.

Aldığı yakıt dolayısıyla yeteri kadar havalanamayan KLM’ye ait uçak tam 290 km/h hızla Pan-Am uçağına çarptı.

Kazadan Hemen Sonra Ne Yaşandı?

Tenerife Faciası artık gerçekleşmişti. Çarpışmadan sonra biraz daha yol kat edip yere çakılan KLM uçağından kurtulan olmamıştı. İçindeki 248 kişinin hepsi hayatını kaybetti.

Pan-Am uçağında ise tam 335 kişi can vermişti. Bu uçaktan sadece 61 kişi sağ olarak kurtulabilmişti. Kazadan hemen önce motorlara tam güç verildiği için çarpışma sonrasında bile tam güç çalışıyorlardı. Motorlardan fırlayan bir parça bir kabin memurunun ölümüne neden olmuştu.

KLM şirketi tam 110 milyon dolarlık tazminat ödemek durumunda kaldı.

Kazanın hemen sonrası

Yaşanan bu Tenerife Faciası havacılıkta tek bir sebebin büyük bir kazaya neden olamayacağını, bir felaket için birçok olumsuzluğun aynı anda yaşanması gerektiğini bize net bir şekilde açıklıyor.

Tenerife Faciası Enkazından Bir Görüntü

‘’ Havacılıkta kurallar kanla yazılmıştır. ‘

Related Articles

Yorum Bırakın

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Bilgi Edinin