Ana Sayfa BİLGİ DÜŞÜK MALİYETLİ HAVAYOLU MODELİ

DÜŞÜK MALİYETLİ HAVAYOLU MODELİ

Yazan Nursultan AYKANAT
352 Görünümler

      Düşük maliyetli havayolu modeli son yıllarda sektördeki önemini arttırmaktadır. Son 9 yılda düşük maliyetli havayollarının koltuk kapasitesi iki kattan fazla artmıştır. Hali hazırda, tüm dünyada 100’den fazla düşük maliyetli havayolu şirketi bulunmakta ve bu havayollarının toplam filo büyüklüğü 6000 uçağı geçmektedir

Düşük Maliyetli Taşıyıcıların Ortaya Çıkışı Ve Gelişimi:

İlk düşük maliyet havayolu modeli yöntemini Amerika’da 1973 yılından itibaren Southwest
Airlines uygulamaya başlamıştır. Fakat 1980’li yılların ortasına kadar bu stratejiyi
hiçbir havayolu kabullenmemiştir. Amerika’da önceden Sivil Havacılık Kurulu
(CAB) tarafından planlanan havayolu taşımacılığı sektörü, 1978 tarihli Havayolu
Serbestleşme Kanunu’ndan sonra pazar güçleri tarafından manipülasyon başlanmıştır.
Bununla birlikte pazara yeni girişlerde başlangıçta bir artış yaşanmıştır. Bunların bir
çoğu genel yönetim ve diğer giderlerde tasarruf sağlayarak mevcut şirketlerden daha
düşük fiyatlar sunabilmişlerdir.

1980’lerin ortasına kadar rekabetle birlikte artan seçenekler ve düşen fiyatlar yeni
serbestleşen Amerikan iç havayolu pazarı için bir başarı olarak vasıflandırılmıştır. Daha sonra yaşamayı başarabilen büyük taşıyıcıların güçlerini kullanarak bu on yılın
sonlarında bir kez daha pazarda üst konuma ulaştıkları görülmüştür. 1980 dönüm noktaları olur.

Avrupa’da ilk düşük maliyetli havayolu taşıyıcı modeli 1985 yılında kurulan Ryanair
tarafından 199l’de başlatılmıştır. 1994 yılında Avrupa’da 3 milyondan daha az miktarda yolcu düşük maliyetli taşıyıcılar ile uçmuştur. Genellikle Rynair’i tercih eden bu yolcuların sayısı 1999′ da 17.5 milyona yükselmiştir. Bu tür taşıyıcılar, bu süre boyunca Avrupa-içi pazarda, Avrupalı geleneksel taşıyıcılara göre oldukça yüksek büyüme oranı yakalamışlardır. Bu model taşıyıcıları 1995’ten sonraki başarılarına
kıstas olan diğer bir gelişme ise büyük geleneksel taşıyıcıların da kendi düşük maliyetli
taşıyıcılarını kurmaya başlamalarıdır.

Avrupa dışında ve ABD’ de ise düşük maliyetli taşıyıcı olgusunun büyümesi
Avrupa’ya göre daha yavaş olmuştur. Bu büyük kısımda, iç hat ve kısa mesafe
uluslararası pazarından hala oldukça sıkı bir biçimde düzenleniyor olmasındandır.

Günümüzde düşük maliyetli taşıyıcılar artık etkileri sadece belirli bir bölge ile sınırlı olan bir çekirdek pazar bölümünün dışına taşarak havayolu endüstrisinin rekabet ve pazar yapısını en başından değiştirebilen bir
olay haline gelmiştir. Düşük maliyetli taşıyıcıların sayısı arttıkça trafik
yoğunluğunun olduğu pazarların hiç olmadığı kadar rekabetçi olması
beklenmektedir.

Düşük Maliyetli Havayolu Modeli Tanımı:

           Düşük maliyetli havayolu modeli kullananlar için birçok yazar ve sektör uzmanı çeşitli tanımlar geliştirmiştir. Bu tanımlar birbirine yakın olmasına rağmen, çoğu araştırmacı düşük maliyetli havayollarını, çeşitli operasyonel süreçler boyunca, tam hizmet veren havayollarına kıyasla maliyet avantajı elde eden havayolları olarak tanımlanır. Yapılan tanımlar elde edilen maliyet avantajının tüketici nezdinde nasıl karşılık bulduğunu tam olarak aktaramamaktadır. Dolayısıyla hem sektör hem de akademik çalışmalarda düşük maliyetli havayolları genellikle elde ettikleri maliyet avantajını yolcuları için daha uygun fiyatlar olarak sunan havayolları olarak tanımlanır. Günümüzde düşük maliyetli havayolları basit ama etkili gelir yönetimi modelleri kullanarak tam hizmet veren havayollarına kıyasla yolcularına çok daha uygun fiyatlarla seyahat etme seçeneği sunmaktadır.

Düşük Maliyetli Havayolları

Düşük Maliyetli Havayolu Modelinin Temel Esasları:

      Düşük maliyetli havayolları gelir yönetimi modellerini değiştirmelerinin yanında tam hizmet veren havayollarının verdiği birçok hizmetten de tasarruf etme yoluna gitmişlerdir. Ücretlerin seyahat acentelerine dağıtımını sağlayan Küresel Dağıtım Sistemi ücretlerinden tasarruf etmek için ağırlıklı olarak kendi internet siteleri ve kendi satış ofisleri üzerinden biletlerini satmaktadırlar. Daha yoğun koltuk konfigürasyonlarına sahip uçakları ve daha yüksek doluluk oranları sayesinde birim yolcu başına çok daha düşük maliyet üretmektedirler.

Düşük maliyetli havayolları genellikle uçak içi yemek hizmeti ve uçak içi eğlence hizmeti gibi hizmetler sunmamaktadırlar. Maliyet avantajı sağlayan tüm bu hizmet yalınlaştırmalarının Yanında tam hizmet havayollarının ücretsiz sunduğu birçok hizmeti de yolcularına satarak yüksek miktarda ek gelire de sahip olmaktadır. Eğer uçulacak destinasyona yakın ikinci bir havalimanı varsa bu havalimanlarını kullanarak daha düşük vergi ve harç ödemenin yanında zaman zaman 12 havalimanını kalkındırması için yardım dahi alabilir. Verdikleri uçak siparişlerinde pazarlık güçlerini ve bakım maliyetlerini azaltmak için genellikle tek tip uçaktan yüksek miktarda sipariş vermektedirler. Tüm bu farklılıklarıyla düşük maliyetli havayolları mümkün olabilecek en üst düzey verimlilik metotlarıyla tam hizmet veren havayollarından ayrışarak yeni bir kavramı sektöre yerleştirmiştir.

Düşük maliyetli havayollarının maliyet avantajını elde etmelerini ve dolayısıyla müşterilere daha düşük ücretler sunabilmelerini sağlayan temel unsurlar:

Yalınlaştırılmış Hizmet:

Düşük maliyetli havayolu modelinin odak noktası havayolunun sunduğu en temel hizmet olan taşıma hizmeti üzerine yoğunlaşmaktır. Yolcunun seyahat süreci boyunca talep edebileceği diğer hizmetler ayrıca ücretlendirilmektedir. Bu olay havayolu için maliyetlerinin düşmesinin yanında sunduğu ücretli ek hizmetler dolayısıyla ek gelir elde etme olanağı da doğurmaktadır. Yalınlaştırma dolayısıyla tam hizmet veren havayollarından ayrılarak ücretli sunulan 3 temel hizmet uçak içi ikram, checkin hakkı ve bagaj hakkı olarak göze çarpar.

Tarife Yapısı:

Bu tarife yapısında havayolları bir ya da daha fazla merkez havalimanında yolcuları toplayarak buralardan yolcuların son varış noktalarına uçuşlarını sağlar. Böyle bir operasyon merkez havalimanı yoğunluğunu çok arttırdığı için oldukça maliyetlidir. Merkez havalimanında terminal, pist, biniş kapıları, checkin kontuarları gibi altyapısal ve fiziksel yeterliliklerinin çok iyi olması gerekir.

 Havalimanı Kullanımı:

Birincil havalimanlarının aksine, ikincil havalimanları genellikle havayollarına daha düşük ücretler sunmaktadır. Uzaklık sebebiyle düşük arazi maliyetleri, altyapısının sınırlı hizmet sunabilmesi nedeniyle ikincil havalimanları genellikle daha düşük işletme maliyetlerine sahiptir.

Uçak Kullanımı:

Düşük maliyetli havayollarının başarısında maliyeti çok yüksek olan uçaklardan maksimum oranda yararlanılması kritik bir öneme sahiptir. Daha yüksek uçak kullanımı daha kısa sürede daha çok yolcu taşımayı, daha uzun rotalarda uçabilmeyi sağlamaktadır.

Filo Yapısı:

Düşük maliyetli havayolları uçak filolarını genellikle tek tip uçak modelinden kurarlar. Tek tip filo yapısı sayesinde yer hizmetleri ekipmanları, personel eğitimi ve yedek parça stokları için harcanan masraflar azalır ve böylece maliyet avantajı kazanılır. Azalan maliyetin yanında daha standardize edilmiş bir operasyon süreci, bakım süreci ve ekip ataması yapılır.

Satış ve Pazarlama:

Düşük maliyetli havayolları ise, daha homojen bir hizmet yapısıyla hizmetlerini yalınlaştırarak elde ettiği maliyet avantajını yolcuya yansıtarak çok daha uygun fiyatlarla seyahat imkânı sağlamaktadır. Böylelikle, düşük maliyetli havayolları farklı tip müşteri segmentlerini hedeflemek yerine uçak seyahatinden beklentisi mümkün olduğunca daha uygun fiyat olan müşteri segmentini ana hedef olarak belirlemektedir.

Düşük Maliyetli Havayolu karşılaştırması

Bir havayolu firmasının birçok harcaması vardır. Bu harcamaların meblağları çok yüksektir. Bu sebepten Düşük maliyetli havayolu şirketleri bu harcamalardan kısarak maliyeti düşürür.

Related Articles

Yorum Bırakın

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Bilgi Edinin